18 Mayıs 2007 Cuma

Körler Sağırlar Diyaloğu Altın Kozaya Bulaştı mı?

GELENEKSEL adı ile söyleyecek olursam, Yeşilçam’da fırtına öncesi sessizliği hüküm sürüyor! Sebebi: Sinemayı bir kitle sanatı olarak algılayan ve Türk sinemasının ticari yönünü  ihmal etmeden sürdürmeyi hedefleyen tek film festivali olarak elde kalan Adana Altın Koza Film Festivali’ne galiba fesat karıştı!

“Bunu da nereden çıkartıyorsun be birader?” diye soranlar olur. Ben uydurmuyorum efendim. Sektördeki pek çok meslek kuruluşu ve pek çok yapımcı bu konuda son derece dertli, dertli ne kelime çok çok öfkeli... Çünkü bundan önce pek çok film festivali ve sinemayla ilgili dernekler tarafından sürekli ödüllendirilen filmler, Altın Koza ön jürisi tarafından yarışmalı bölüme seçildikleri halde daha hiçbir festivale katılmayan diğer pek çok film ise yok sayılmış... Örnek mi? Buyurun, Altın Koza sitesinde yarışmaya kabul edilen filmlerin listesini okuyun:

14. Altın Koza Film Festivali kapsamında her yıl düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda, Türk sinemasının son dönemde çekilen önemli filmleri Adanalı sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Toplam 23 filmin başvurduğu bölümde, senarist Erdoğan Akduman, görüntü yönetmeni Sinan Güngör, yapımcı Abdurrahman Keskiner, oyuncu Nur Sürer ve yönetmen Artun Yeres’ten oluşan ön jürinin değerlendirmesi sonucunda 12 film yarışacak.
14. festivalde Murat Şeker’in “2 Süper Film Birden”, Serdar Akar’ın “Barda”, Sırrı Süreyya Önder’in “Beynelmilel”, Derviş Zaim’in “Cenneti Beklerken”, Cem Yılmaz ve Ali Taner Baltacı’nın “Hokkabaz”, Nihat Durak’ın “İlk Aşk”, Zeki Demirkubuz’un “Kader”, Yağmur ve Durul Taylan’ın “Küçük Kıyamet”, Biket İlhan’ın “Mavi Gözlü Dev”, Onur Ünlü’nün “Polis”, Turgut Yasalar’ın “Sis ve Gece”, Özer Kızıltan’ın “Takva” isimli filmleri Altın Koza için yarışacak.

Şimdi siz olsanız demez misiniz ki, “Buyurun cenaze namazına!” Dersiniz efendim, dersiniz. Çünkü yukarıda sayılan filmlerden, “2 Süpeer Film Birden”, “Beynelmilel”, “Cenneti Beklerken”, “Kader” ve “Takva” pek çok festivale katıldı ve bilhassa Kader ve Takva bu festivallerde sürekli ödül aldı. Buna karşılık ön elemeye katılan 24 filmden mesela Samir Aslanyürek’in Eve Giden Yol ve Mustafa Şevki Doğan’ın Son Osmanlı: Yandım Ali filmleri tuhaf bir biçimde yarışmaya sokulmamış. Bu durumu Özen film şöyle protesto ediyor:
“Adana Altın Koza Film Festivali’ne davet edilen Eve Giden Yol 1914 ve Son Osmanlı: Yandım Ali filmleri maalesef ön kurul denetiminden geçemediği için yarışma bölümünden çıkarılmıştır. Kısacası aslında festivale davet edilen bu 2 film festivalden çıkarılmıştır. Halk jürisinin karar vereceği bu filmleri halkla buluşturmayan ön jüriyi protesto ediyoruz. Hiçbir festivale katılmamış bu 2 film yerine birçok festivale katılmış filmlerin seçilmesini Özen Film olarak anlamakta zorluk çekiyoruz. Madem Halk Jürisi diye bir kategori yapıldı, halka geçen yıl gösterime çıkan tüm filmler seçenek olarak sunulmalıydı.”

Gerçekten de çok nazik bir protesto ama inanın bu üslup kamuoyuna yansıyış biçimi. Ben buradan Adana Altın Koza Film Festivali’nin yöneticilerine samimi bir dille sesleniyorum: Ön jürinin yaptığı değerlendirme Yeşilçam’ın Altın Koza’ya küsmesine sebep olmasa bile, diğer pek çok “...” festivalden daha olumlu baktıkları festivaliniz hakkında ciddi bir kanaat bunalımına düşeceklerdir.

Tesadüfen şahit olduğum bazı özel toplantılarda bunun ilk işaretlerini gördüm. Çünkü Yeşilçam, çok ciddi biçimde “adalet” aramaya başlamış. Bir takım hiziplerin, masum simenam kitlesinin ağzına sürekli bir parmak bal çalıp ödül avcılığı yapan yönetmen ve yapımcıların artık gizlenemeyen bu “paracıl” tutumlarının sürekli ödüllendirilmesinden bıkmışlar.
Benden söylemesi: Antalya, İstanbul, Ankara film festivalleri için yazdım. Şimdi Altın Koza için yazıyorum. Lütfen bu seçici kurul sisteminizi gözden geçirin: Seçimlerde filmi izleyen her üye neden o filmi, o yönetmeni, o oyuncuyu vs. seçtiğini tek tek gerekçeleri ile bildirmeli. Daha sonra jüri başkanı bunlardan yola çıkarak ortak bir gerekçeli karar tutanağı hazırlamalı. Artı, bu da yetmiyor... Seçici kurul ile büyük jürilerin şaibeye yer vermeyecek kadar geniş bir sayıyla oluşturulması sağlanmalıdır. 41. Antalya altın Portakal Film Festivali büyük jürisi gerçekten çok ciddi bir örnek olarak Türk festival tarihine geçmişti... Bu festivalin jüri çalışması örnek olarak alınmalıdır.
Değil mi, Altın Koza Ön jürisi mesela sektörün pek çok kesiminden seçilmiş 15 kişiden oluşsaydı insan durup düşünürdü... Bu kadar çok insanın birbirini maniple etmesi biraz zor diye...
coskuncokyigit@gmail.com


(18.05.2007)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder