13 Ağustos 2009 Perşembe

* SİNEMANİ / Hastalıklı ve Sağlıklı Filmler



BİRBİRİNE tamamen zıt muhtevalı ve ayrı teknolojilerle çekilmiş iki film bu gün gösterime giriyor. G. I. Joe: Kobranın Yükselişi (G. I. Joe: The Rise of Cobra), bildiğimiz sinema formatları kullanılarak çekilmesine rağmen çizgi film estetiği taşırken Terra’yı Kurtarmak (Battle For Terra), animasyon tekniği kullanılarak yapılmasına karşılık klasik bir hikâyenin, sinema filminin özüne ve biçimine sahip.

G. I. Joe: Kobranın Yükselişi, yüksek teknolojinin kazandırdığı ses ve görüntü üstünlüğünü kullanarak seyirciyi başlangıçta fethediyor ama biraz sonra filme avantaj sağlayan bu iki özellik ezici bir güç kazanmaya başlıyor. Bunaltıyor, baş ağrıtıyor ama benim asıl söylemek istediğim bu değil. Filmin özüne dair bir başka şey söyleyeceğim: Sinemada giderek artan dozda insan-makine karışımı askerlerin yaratılması Batılı sinemacıların ruh halinin ne kadar bozuk olduğunu gösteriyor. “Kokain çekerek” yazılan senaryolar, Cola veya “ot” ile kafa bulan seyircilerde, bizdeki rahatsızlığı yaratmıyor olabilir. Sonuçta ve toplamında bu tür filmlerdeki güçlü, yenilmez ve dünyayı ele geçirmek isteyen iç veya dış düşmana karşı savaş veren iyi insanların kötüler kadar makineleşmesi, kötülerin metot ve silahlarını kullanması…

Bilgisayar teknolojisi ile genetik mühendisliğinin bir araya getirilmesi ile elde edilen “üstüninsan”larla karşı karşıyayız (Filmdeki üstün insanların Nietzsche’nin “üstüninsan”ı ile hiçbir alakası olmadığımı yazmama gerek var mı?)

İleri teknoloji ve çok, çok, çok, çok yüksek seviyede bilgi söz konusu... Gel de Stephen Hawking’in endişelerine katılma! Sonuç olarak bu tür filmlerden hastalık fışkırdığını, insanları eğlendirirken onları sağaltmak yerine hastalaştırdığını düşünmek bence hiç abartılı bir düşünme biçimi değil.

İKİNCİ FİLM ANA FİKRİMİ DESTEKLİYOR

Animasyon sinemasının ilginç ve barışçı örneklerinden biri Terra’yı Kurtarmak “dünyalaştırmak” için işgale etmek istemektedirler. Yaşamak uğruna yok etme tutumu ve düşüncesi mi, yoksa duygudaşlık, sevgi ve birlikte yaşama fikri mi kazanacaktır? Binlerce yıldan beri insanoğlunun dünyada yaşadığı ve ikisi arasında gidip geldiği denklem, bu defa uzaya taşınıyor. Yani ya hep ya hiç, denebilecek bir yerde. Eğer Terra dünyalaştırılamazsa insan ırkı yok olacak! Eğer dünyalaştırılabilirse bu defa Terra ırkı yok olacak! Üçüncü bir yol var mı? Varsa nasıl bir yol olabilir? İşte animasyon filmi bu yolu bize gösteriyor…
(Battle For Terra) gösterime giriyor. Umarım, çocuklarımız ve gençlerimiz birinci filme değil, bu ikinci filme daha çok ilgi duyarlar. Bulutların üzerinde yerçekimsiz bir şehirde yaşayan Terra’lılar, çevre felâketinden kaçarak gelen insanları önce tanrı sanırlar. Sadece, cesur bir kız olan Mala bu tuhaf sanrıdan farklı bir bakış açısı ile yani ve merakı sayesinde kurtulur. Dünyayılar kendi gezegenleri ile birlikte Mars’ı ve Venüs’ü mahvettikleri yetmiyormuş gibi bu defa Terra dedikleri gezegeni

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder