22 Ağustos 2009 Cumartesi

*SİNEMANİ / Dünya Sineması Nasıl kurtulur?



BU yaz çok az öngösterim yapıldı. Gösterilen filmlerin büyük bir kısmı basitti. "Haydi bir yaz sürprizi olsun!" diye gittiğim iddialı bir kaç filmi, bazı sinema yazarı arkadaşlarım sevdi ise de beni sarmamışlardı. Sanıyorum beklenen gerçekleşiyor: dünya sineması anlatacak "doğru dürüst" konu bulamayacak duruma düşüyor!

Zaten dünyanın bir numarası Hollywood fabrikasında bir yıl boyunca üretilen filmlerin beklenen hasılatı yapmadığı gazetelerde yer almaya başladı. Bütün şaşaasına debdebesine rağmen Amerikanın bu propaganda (kültürel ve siyasi anlamda) yumurtlayan tavuğu belki de artık altın değil, İsrail tarzı "hibrit" yumurtalar vermeye başladı... (Ülkemizde Hollywood veya diğer Batı sinemalarını taklit eden bazı yönetmenlerin beklenen gerçekleşip Hollywood çöktüğünde ne yapacaklarını pek merak ediyorum.) Daha da ileri giderek diyebilirim ki, dünya sinemasının hayrına bu tür sinema anlayışını yer yüzünden yok etmek gerek!

Muhtemeldir ki, sanatı "yalanlaştırma" nesnesine/aracına dönüştüren bu zihniyetin gideceği yer, söyleyeceği yalan ve yalanlaştıracağı hakikat, kirleteceği masumiyet kalmadı. İnsanoğlu, "sanat eserinin özgürlük alanı vardır" siperinin arkasına saklanarak her türlü kutsalı kirleten sinemadan kurtulduğunda, umuyorum ki, hormonsuz, ilaçsız, enetilmemiş, doğurgan ve sahih hikayelerini yeniden anlatmaya başlayacaktır! Amerikan hükümetinin insanlığa yapacağı en büyük iyiliklerden biri Hollywood'un kapsına kilit vurup, bu ülke sinemacılarını özgürleştirmek olacaktır!

Belki o zaman bu yaz olduğu gibi biraz sıkıntı çekeriz. Kanımıza işleyen, hücrelerimizi esir alan nikotinden kurtulmak için nasıl sıkıntı çekiyorsak aynı şekilde uzun müddet kıvranabiliriz... Nihayetinde insanın uyum kabiliyet neredeyse sonsuz değil midir? Öyle biliyorum. Yani bunu da aşarız.Bir gün bu hayalim gerçekleşecek olursa hepimiz, "Yaşasın yalansız sinema" diye sevinç çığlıkları atacağız.


Bu Yazı Bizim Gazete'de 21 Ağustos 2009'da yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder