21 Eylül 2009 Pazartesi

Ağlayan mı önemli, Ağlatan mı?


İstanbul Televizyonu’nda “Medya Metre” programını sunduğum sırada Bilal Özcan’ı programıma çağırmış, ondan “magazin”in ne menem şey olduğunu anlatmasını istemiştim. Özcan ile Akşam, Dünden Bugüne Tercüman ve Bugün gazetelerinde çalıştık. İyi kalpli bir insandır. Magazin gazeteciliğinin tüm rükünlerini ve rutinlerini bilir.

***

Geçen gün internet sitelerinde okudum, haber şu: “Kanaltürk'te ‘Laf Aramızda’ programına konuk olan Esra Erol, “Cipimle giderken yağmurda bekleyenleri görünce çok üzülüyorum” dedi ve gözyaşlarına boğuldu. Bugün Gazetesi Magazin Müdürü Bilal Özcan'ın sunduğu ve dün Kanaltürk ekranlarında yayınlanan 'Laf Aramızda' programına ünlü sunucu Esra Erol'un gözyaşları damgasını vurdu. Sunduğu 'İzdivaç' programını Zuhal Topal'a kaptıran Erol, Bilal Özcan'ın "Hep böyle neşeli misin?" sorusu üzerine, hayatından örnekler verirken bir anda ağlamaya başladı. Bilal Özcan'la Esra Erol'un diyalogu şöyle gelişti: “Sen her zaman böyle enerjik, böyle eğlenceli misindir? Hiç üzgün olduğun, karamsar olduğun dönemler olmaz mı?”
-Ben çok gülerim ama bir o kadar da hüzünlü bir insanım. Mesela bir gün ciple giderken, yanımdaki otobüse baktım tıkış tıkış, yağmur da yağıyordu, hava çok soğuktu. O an gözyaşlarıma hâkim olamadım. Çünkü ben o otobüsteki insanların ne düşündüklerini çok iyi anlıyorum.

***
Şimdi bu diyalogun ve Esra Erol’un hüngür hüngür ağlamasının haber değerinin ne olduğunu düşünelim: Esra Erol lüks cipi olan işini kaybetmiş bir sunucu. Yaşadığı şehrin umumi vasatı: Haddini aşmış bir nüfus. Deprem tehdidi. Terör tehdidi. Trafik terör ve tehdidi. Gecekondularda yaşamak… Pahalılık. Genç ve fakat işsiz bir nüfus... Üç paralık iş için kıtalararası yolculuk… Ve daha sayılabilecek pek çok olumsuzluk… Ve Esra Erol’un ağlaması…

***
Esra samimi midir? Mutlaka öyledir ama hiçbir samimi ağlama sorunları çözmeye yetmez. Peki, Bilal Özcan bu ağlamayı yayınladıktan sonra neden bir de haber yaptırdı dersiniz? Esra Erol’un ağladığı insanların haline dikkat çekmek için olabilir mi?
Yani bu haberdeki asıl gaye, ağlayan mı ağlatan mı?
Hangisinin sorunu daha büyük?
Hangisinin sorunu öncelikli?
Hangisine üzülmeliyiz?
Otobüse tıkılıp her gün sabah ve akşam işine giden binlerce fakir İstanbullu işçiye mi?
Cipine binip fakir manzarayı seyrederken ağlayan ve ağlamayı televizyon ekranlarında tekrarlayan bir kişiye mi?

***
Hiç kimseye habercilik öğretecek durumda değilim. Haddim de değil. Ama bazen okuduğum haberlerden nasıl bir sonuç çıkartacağımı bilemiyorum!

Cehaletimi mazur görün!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder