27 Mayıs 2010 Perşembe

27 MAYIS 1960 ASKERİ DARBESİ, DARBELERİN ANASI MIDIR?

Ülkemizde en çok tartışılan siyasi olaylardan birisi de 27 Mayıs 1960 günü ordu içinde bir grup askerin Genelkurmay Başkanı'nı tutuklayarak yaptığı askeri darbedir. Bu darbenin sonuçları Türkiye için gerçekten ağır olmuş; toplum, siyasi partiler, demokrasi geleneği çok keskin ve derin biçimde yaralar almıştır. Mesela parti içi demokrasi, köy ve bucak teşkilatlarının feshedilmesi ve daha sonraki gelişmelerle yerini lider partilerine bırakmıştır. 


Daha sonra art arda gelen darbe teşebbüsleri güçlükle bastırılmış ancak 12 Mart muhtırası, 12 Eylül Darbesi, 28 Şubat gibi askeri müdahaleler sürmüştür. Pek çokları bu sebeple 27 Mayıs darbesini, ilk modern darbe sanır ancak onun da bir anası vardır. İşte bu yazımda 27 Mayıs 1960 darbesinin hangi geleneğin ürünü olduğunu anlatmaya çalışacağım.  


TEPEDEN İNME BATICILIK (MODERNLEŞME)
Türk toplumu devlet eliyle yürütülen Batılılaşma hareketiyle burun buruna geldiğinde, 1680'li yıllardan itibaren Avrupa'da yaşanan sosyal, kültürel, entelektüel değişim ve dönüşümü algılayabilecek seviyeden çok uzaktı. Avrupalı artık Hz. Muhammet'i Şeytanın elçisi, Türkleri onun aman bilmez vahşi askeri olarak algılamaktan çoktan vazgeçmiş, o güne kadar inandıkları tüm dini, ahlaki, kültürel ve toplumsal durumları sorgulamaya başlamışlardı. 1680'lerden itibaren daha sonra Fransız İhtilali'ni yaratacak tüm fikirler bu süreç içinde doğup sosyal ve siyasi yapıyı değiştirmeye başlamıştı.  


DEVLETİ Mİ, MİLLETİ Mİ KURTARMAK GEREK?
Osmanlı devleti ve Osmanlı münevveri, Batıdaki bu değişimin çok sonra farkına vardı. Ordunun modernelşmesi ile başlayan ıslahat hareketlerinin temel amacı, "Devlet-i Ebed Müddet-i Al-i Osman"ı kurtarmaktı... Osmanlı aydınları Başlangıçta Sultan ile birlikte hareket ederken Avrupa'daki insan haklarını, ferde verilen değeri gördükçe "tepeden inme modernleşme ve devleti kurtarma" ana fikrinin yetersizliğini fark etti. Osmanlı Devletinin o zamanki işleyişi gereği moderneleşmeyi / batılılaşmayı bir ihsan süreci haline getiren saltanattan uzaklaşmaya, Avrupalı güç odaklarının güdümüne girmeye başladı:   II. Mahmut ile başlayan tepeden inme devlet batıcılığının geldiği bu noktayı, Ziya Paşa, Namık Kemal, Mithat Paşa gibi aydın ve bürokratlar yeterli bulmaz oldular. 


Saltanat sırası Sultan Abdülaziz'e geldiğinde Türk reform hareketinin kazanımları bir hayli yekun tutmuştu. Şehzade katli yasaklanmış, devlet adamlarının malı müsadere edilemez olmuş, imparatorluk içindeki çeşitli milletler eşit hukuka kavuşmuşlardı. 


Bütün bu ilerlemelere rağmen yukarıda ismi geçen, Yeni Osmanlılar diye anılan ve Osmanlı idaresini Batı parlamenter sistemleri ile eşitlemek isteyen bu gurup, Sultan Abdülaziz'in defalarca görevden aldığı, ahlaken düşük ama iyi bir kurmay subay olan Serasker Hüseyin Avni Paşa'nın ihtiraslarına alet oldular. Şehzade Murat'ı ihtilal ekiplerinin başına getiren bu kişiler, 1876 yılında Süleyman Paşa'nın yönettiği bir gece harekatıyla ilk modern darbeyi gerçekleştirdiler.


Bu darbenin en önemli özelliği "millet" adının ilk defa bir askeri darbede kullanılmasıydı... 


27 MAYIS 1960, 1786 DARBESİNDEN DOĞMUŞTUR
İşte 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, pek çoklarının sandığı gibi ilk modern darbe değil, 1876 Darbesinin devamıdır. Sultan Abdülaziz'in hal edilip vefat etmesinden (bir görüşe göre öldürülmesinden) sonra Abdülhamid'in demir pençeli idaresine rağmen ordu içindeki kutuplaşma hiç bitmemiştir. Abdülhamid de yine bir sözde şeriatçı ayaklanma ve onu bastırmak isteyen ordunun arasında kalarak tahttan uzaklaştırılmıştır. Ve bu padişah da "millet" adına tahttan indirilmiştir. 


27 Mayıs 1960 Darbesi, millet iradesiyle (oylarıyla) işbaşına gelmiş yasal bir iktidarı, millet hiç istemediği halde onun adına güç kullanarak yıkmıştır. 


Türkiye'deki iç dinamikleri çok iyi kullanan dost ülkelerin (Tıptı 1876 Darbesindeki gibi) tesirleri de göz önünde bulundurulduğunda asla savunulabilecek bir eylem değildir.
Sonuçları itibariyle de çok vahim yerlere varmıştır. 


BELGELERLE 27 MAYIS DARBESİ


                         Fotoğrafları büyütmek için üzerine tıklayın!














Gazetelerdeki akıl almaz manşetlerden biri Ulus'un yukarıdaki manşetinde verildi. Ama fos çıktı!














Ekenomik suiistimaller iddiası haberleri daha sonra tahkik edildi ve bu haberler kuş çıktı...














Celal Bayar, Adnan Menderes ve DP milletvekilleri tutuklu iken İsmet İnönü asker yanaklarını gülümseyerek okşuyordu!














Akşam Gazetesi cuş u huruşa gelip öyle bir başlık atmış ki, inanası gelmiyor insanın. 27 Mayıs Darbesi bu yalan haberler için mi yapılmışktı?












Ulus da aynı yalan haberleri sürdürmeye devam etti, daha yargılama başlamamıştı! Bu nasım bir gazetecilik ve insaf ise!!!




Ve bütün bu kasvetli haberlerden sonra işte en iç açıcı haber!!!!  


"AMERİKA TÜRKİYE'YE GÜVENİYOR!"


Türk milleti kendine güvenini yitirdikten sonra Amerika Türkiye'ye güvenmiş ne çıkar, diyesi geliyor insanın...


NOT: Diğer fotoğraf ve yorumlar için beklemeniz gerekecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder