Teknoloji ürünlerini satın almak, tüketiciye gün geçtikçe daha pahalıya patlıyor. Dünyadaki tüm sade insanlar gibi ben de son tüketicilerdenim. 15 yıl önce mobil telefon ve Turkcell hat aldım. O günden beri bu şirkete para kazandırıyorum. Rahmetli Ecevit’in bir defaya mahsus diye koyup sonunda kaldırmadığı, ardından gelen AKP hükümetinin de hiç mi hiç oralı olmadığı Özel İletişim Vergisi vs. gibi vergi kalemleriyle, 2000 yılından beri devlete para aktarıyorum…
Üç ay önce Turkcell firmasının çeşitli hizmet paketlerinden biri olan 55 TL lik paketi satın aldım. 400 dakika filancalarla, gece şu saatten sabah şu saate 500 dakika herkesle vs. gibi cıcılı bıcılı ifadeler ve “Başka hiçbir ek ödeme yapmayacaksınız!” tarzında teminatlarla başladık konuşmaya… Aman Allahım, bir 75, bir de 106 TL’lik fatura gelince gözlerim fal taşı gibi açıldı. 55 TL’lik paket kendiliğinden benim aleyhime büyüyordu!Telefon ettim Turkcell’e. Müşteri hizmetlerinde her gelen telefona aynı nezaket ile cevap vermek zorunda kalmaktan (çünkü kaydediliyor konuşmalar) kurdeşen dökmüş birkaç kişi ile görüştüm. İkisi “Sizi biraz hatta tutacağım özür dilerim!” diyerek telefonu kapattı…
Bırakmadın işin peşini. Nede olsa ben emekli bir gazeteciyim ve gelirim sabit. Mali dengelerimi oturtmaya çalışıyorum. 55 TL ile mobil iletişimimi sağlamak zorundayım… Tekrar, tekrar aradım. Fakat kurdeşenli müşteri hizmetleri çalışanlarının sağlayacağı bir yardım değil gibiydi. Emin olabilmek için bir arkadaşımın Turkcell grubunda çalışan arkadaşı vasıtasıyla girdik iç kaleye! Kurdeşen dökmediği konuşmasından belli olan beyefendi biri aradı ve izahlarda bulundu.
Efendim neymiş, benim daha evvel satın aldığım SMS, Mobil İmza, TUIK’den istatistik alma vs gibi hizmetler varmış… Bundan geliyormuş… Canım 75 TL, nasıl 106 TL oluyormuş hala anlamış değilim ama bütün bu ek masraf kapılarını kapattım. Sadece 30 SMS için 3 TL ve Mobil İmza için 5 TL lik iki küçük hizmet paketi bıraktırdım. Bakalım yeni faturam 55+5+3= 63 TL gelecek mi? Hele bir gelmesin dananın kuyruğu nasıl kopuyormuş ben göstereceğim bu iletişim şirketlerine…
Boşuna gürlemiyorum: bir tarihte Renault bana AirBag’li diye AirBag’siz araba satmıştı, üç avukata rağmen davayı kazanmıştım, Tüketici Mahkemesi’nde. Hatta İçtihada dergisinde dava sonucu yayınlanmış ve konu ilk defa ve benim adımla literatüre bile girmişti…
Neyse efendim, konuşma bitince bu kurdeşensiz delikanlıya bir de çağrı yaptım. “Geliştirilen teknoloji ürünü telefonları (BlackBerry ve iPohone gibi) güya uygun taksitlerle satıyorsunuz, neden yıllanmış müşterilerinize daha uygun fiyatlar ve vade seçenekleriyle sunmuyorsunuz?” Delikanlı bunu bir proje teklifi olarak bildirmiş ki yukarı, şöyle bir mesaj geldi: “İlettiğiniz öneriniz ile size sunduğumuz hizmet kalitesini geliştirme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz, Turkcell”.
Bu kadar yani! Tuşa basmaktan bile para alıyorlar ama parlak bir fikir veriyorsunuz, SMS ile teşekkür ediyorlar. Yahu insan bir Ar-Ge’ci görevlendirir: “Beyefendi sizin bu fikir hakkında yürütebileceğiniz farklı düşünceleriniz var mı? Siz bunca yıl bu şirketten hizmet alıyor ve para ödüyorsunuz, tecrübelerinizi bizimle paylaşır mısınız? Batı’da en küçük bir fikre bile telif ödeniyor, buyurun bu da verdiğiniz fikrin telifi, lütfen başkalarıyla paylaşmayın!” Demez mi?
Demezler efendim, demezler… Siz etinden, sütünden, yününden, yağından, faydalanılabilecek bir tüketicisiniz, o kadar!

1 yorum: