Tom Cruise ve Cameron Diaz’lı “Knight and Day / Gece ve Gündüz” sıcak yaz günleri için, yazlık sinemalarda veya klimalı salonlarda kahkahalar atarak izlenecek çok komik bir aksiyon filmi… 200 kilometre hızla giden otomobilin tavanında, yatağındaymış gibi sağa sola dönen ve arkadaki aracı kurşun yağmuruna tutan Milner (Tom Cruise) ve onun aslında zeki ama aptal sarışını oynayan yoldaşı June (Cameron Diaz) size hayatınızın 90 dakikasını yaşatacaklar…
9 Temmuz 2010 Cuma
Tüketici Olmanın Korkunç Ağırlığı
Teknoloji ürünlerini satın almak, tüketiciye gün geçtikçe daha pahalıya patlıyor. Dünyadaki tüm sade insanlar gibi ben de son tüketicilerdenim. 15 yıl önce mobil telefon ve Turkcell hat aldım. O günden beri bu şirkete para kazandırıyorum. Rahmetli Ecevit’in bir defaya mahsus diye koyup sonunda kaldırmadığı, ardından gelen AKP hükümetinin de hiç mi hiç oralı olmadığı Özel İletişim Vergisi vs. gibi vergi kalemleriyle, 2000 yılından beri devlete para aktarıyorum…
1 Temmuz 2010 Perşembe
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma / The Twilight Saga: Eclipse
Hollywood, mali krizlerini atlatmanın yollarını her zamanki gibi intihal ve yalan üretmekte buluyor. Bilgisayar oyunlarından fırlamış –Cüneyt Arkın filmlerine rahmet okutacak- aksiyonlar, Asyalı öldürmekten zevk alan ırkçı ajanlar, iki erkek arasında tercih şaşkını olmuş buluğ çağında ağlak suratlı kızlar… Geçen gün gösterime giren, serisinin üçüncü filmi, Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma (The Twilight Saga: Eclipse) vampir ile kurt adam arkadaşının, kendisine olan aşkını sonuna kadar zorlayan ağlak suratlı Bella’nın bir türlü tercih yapamaması üzerine sakız gibi uzuyor. Tam 2 saat 1 dakikalık film, hem vampir arkadaşı Edward, hem de kurt adam arkadaşı Jakob tarafından ikaz edilen Bella’nın, diğer etkileri de görmezden gelerek, “Bana ne bana ne ben illa da vampir olacağım. Lütfen ısır beni, n’olur, n’olur ısır beni…” yalvarması ile geçiyor. Abartmıyorum: filmin ana izleği bu minvaldedir…
25 Haziran 2010 Cuma
Batı Sineması Irkçılık Yapıyor
FİLMİN seyirciyi tahrik etmesi için afişine konan sloganına bakın: "İki ajan, tek şehir, acımak yok!" İki ajan da Amerikalıdır. Şehir Paris, acımak yok ifadesinin muhatabı mı? Tüm Asyalılar yani Ari ırkın dışındaki tüm ırklar! Beşinci Element filmi (The Fifth Element -1997) ile tüm dünyanın ilgisini çeken, haylaz ve kendi ifadesiyle dolandırıcı bir ailenin çocuğu Luc Besson var ya, hikâyeyi o yazmış. Herife bakın, yıllarca Doğu’da, mesela Türkiye’de yaşa, giderken yiyip içtiğinin parasını ödemeyen bir ailenin çocuğu olduğunu arsızca ifade et, Beşinci Element gibi insanlığın birbiriyle savaşlarını yeren güya hümanist bir film yap, dünya kendini kabul ettir sonra git Amerikalı ırkçıların kucağına otur!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



